Lida,Lida ürünü,Lida Kullanımı

En Uygun Fiyat Garantisi ile Orjinal Lida
05 Mayıs 2009 
Bu blog bilgilendirme amaçlıdır. Piyasada çok sayıda sahtesi bulunan Lida'ya orjinal olarak sahip olabileceğiniz siteler çok azdır. Bunlardan biri de aşağıdaki resime tıklayarak ulaşabileceğiniz Dogal.gen.tr'dir.  Orjinalliğin yanı sıra en uygun fiyat garantisi ile Lida'yı satışa sunan Dogal.gen.tr 'den yapacağınız alışverişleri Kapıda Nakit ve Kapıda Kredi Kartı seçenekleri ile ödeme yapabilmektesiniz. Sağlıklı ve doğal zayıflama için Lida!

Lida

Admin · 244 görünüşler · 0 yorumlar
Kategoriler: Birinci kategori, Lida, Lida kullanımı, Lida Kapsülü
Orjinal Lida Sipariş Sitesi
07 Mar 2009 
Bu ürüne %100 Orjinal ve garantili sahip olmanız için aşağıdaki siteyi önermekteyiz.

Admin · 272 görünüşler · 1 yorum
Kategoriler: Lida
Bağışıklık Sistemi
07 Oca 2009 
Avustralya�daki �Centenary Institute�, modern teknolojiyi kullanarak, bağışıklık sisteminin enfeksiyona nasıl cevap verdiğini gerçek zamanda görüntülemeyi başardı.

Softpedia�nın internet sitesinde verilen habere göre, yeni teknolojinin kullanılmasıyla, derinin faaliyetlerinin ve derideki Leishmania parazitinin tanımlanabilmesinin yanısıra, hastalığa neden olan maddenin (patojen) yayılması, bağışıklık sisteminin bunu engellemek için ne yaptığı tam olarak gözlemlenebildi.

Enstitütünün, Bağışıklık Görüntüleme programı başkanı Profesör Wolfgang Weninger, çoklu foton mikroskopisini kullanarak, derideki, sinir hücresine giden ince lifleri incelediklerini, hücrelerin, normal şartlarda derinin en üst tabakasında sakin görüldüğünü, bir alt tabakada ise patojeni bulmak için devamlı bir hareketlilik olduğunu belirtti.

Weninger, Leishmania enfeksiyonunu tanımlamanın ve parazitin, hücreler tarafından toplanmasını, bu sürecin vücudun geneline yayılmasını gözlemlemenin kendilerinde büyüleyici bir etki bıraktığını söyledi.

Artık, patojenlerin bağışıklık sistemi tarafından nasıl tanımlandığı ve bu sürece hangi hücrelerin dahil olduğu konusunda genel bir kanıya sahip olduklarını belirten Weninger, bunun, Leishmania enfeksiyonunun kaldırılmasını sağlayan moleküllerin teşhisi üzerinde çalışabilecekleri anlamına geldiğini ifade etti.

Weninger, bununla beraber, bağışıklık sisteminin diger enfeksiyonlara nasıl cevap verdiğinin de incelenebileceğini, böylece daha etkili sonuç veren ilaçların yolunun açılabileceğini belirtti.
Admin · 165 görünüşler · 0 yorumlar
Kategoriler: Lida
C Vitaminini maydonozdan alın
05 Oca 2009 
Yaprakları A, C ve K vitaminleri, demir, potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klorin yönünden zengin olan maydanozun bir tutamının günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşıladığı bildirildi.

Amerikan Diyetetik Derneği'nin Denizaşırı Ülkeler Türkiye Temsilcisi Diyetisyen Selahattin Dönmez, yaptığı açıklamada, Akdeniz ülkesi bitkisi olan maydanozun bir provitamin A kaynağı olduğunu söyledi.

Maydanozun bu özelliği ile görme gücü, kılcal damar sistemi, adrenal ve tiroid bezlerinin fonksiyonları üzerinde etkili olduğunu belirten Dönmez, şu bilgileri verdi:

''Maydanozun yapraklarında uçucu yağlar, protein, klorofil ve glikozit, köklerinde ise uçucu yağ, şeker, müsilaj ve glikozit vardır. Yaprakları A, C ve K vitaminleri, demir, potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klorin yönünden zengin olan maydanozun bir tutamı günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar'' dedi.

Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarının kandaki alyuvar sayısını arttırarak böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım ettiğini bildiren Dönmez, ''Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindirilmesinde etkilidir. İnce bağırsaktaki peristaltik hareketleri arttırır. Mide ve bağırsaklarda gaz birikmesini önler. Toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar, kanı temizler. Kansızlık, mesane iltihaplanması, kum, romatizma, böbrek taşı, tansiyon ve damar sertliğine karşı etkilidir'' diye konuştu.

Maydanozun yapraklarının idrar söktürücü olarak da kullanıldığını belirten Dönmez, şöyle devam etti:

''Ayrıca, iltihaplı yaraların iyileşmesine yardım eder. Bazı çalışmalarda adet sancılarının azaltılmasında da etkili olduğu görülmektedir. Kökleri de aynı özelliklere sahiptir. Maydanoz C, E vitamini, B grubu vitaminlerden folik asit, A vitamininin öncüsü karotenoidlerden çok zengindir. Bu nedenle karaciğer hastalıklarına, sarılığa, egzamalara, selülite, romatizmaya, gut hastalığına ve idrar yolları taşlarına karşı tavsiye edilir. Maydanoz, demir, potasyum, magnezyum ve kalsiyum gibi minerallerden de zengindir.''

Dönmez, maydanozun taze ve iyi yıkanarak tüketilmesine dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti
Admin · 142 görünüşler · 0 yorumlar
Bel Çevresindeki Yağlar | Lida
16 Ara 2008 



Şimdi bel ile karını çok iyi ayırt etmemiz gerekir. Bel çevresi,
çevre ölçümü olarak bir mezurayla ölçerken en dar kısmından ölçeceğiz.
Karını en geniş kısmından ölçüceğiz. Aşağı yukarı kötü bir beslenme,
yine hareketsiz bir yaşantı, hem karın hem bel bölgesindeki yağlanmaya
neden olur. Genellikle, kadın ve erkeklerde şu yan karın bölgesi
dediğimiz bel bölgesindeki o yağ katmanı, daha üst boyutlarda, görsel
güzelliğimizi olumsuz yönde etkiliyor. Yine karın bölgesinde olduğu
gibi, beli inceltecek özel ve sihirli bir beslenme modeli asla yok. Tek
kural yeterli ve dengeli beslenilecek. Vücudun ihtiyacından, orda
problem varsa biraz daha aşağı indirdiği zaman , ve o bölgeye yönelik
hem aerobik dayanıklılık hem de kassal dayanıklılık dediğimiz direnç
egzersizleri yaparak toparlayabilir. Hepimizin çok yakında bildiği sopa
çevirme dediğimiz hareket var. Oturduğumuz yerde, ayakta olmayacak, dik
duracağız, oklavayı omzumuza alacağız, oklava yoksa eller ensede, 90
derece de istemiyorum, biraz geriye gidecekler, 110 derecede bir
tarafta nefes alıyorlar, öbür tarafta nefes veriyorlar, gözü kapamak
yok başın dönmemesi için, 1-2 dakika yada 60 sağ, 60 sol. Bu şekilde şu
yan karın bölgesi dediğimiz bel bölgesindeki o yağların yanmasını daha
çok kolaylaştırıyor ve yağın altındaki kası güçlendirerek oradaki
sarkmaları da engellemiş oluyor ;ama öncesi yürüyüşler, yüzme vs. O
büyük kas gruplarını ihtiva eden egzersizleri yapmak kaydıyla.



Admin · 208 görünüşler · 0 yorumlar
Kategoriler: Lida
Lida | Sebzeyle gelen sağlık
07 Ara 2008 

Sebze, Akdeniz yemeklerinin önemli bir kısmını oluşturur,  yıl boyu her mevsimde bol olan sebze sıkça yenilir. Yemek hazırlanırken mümkün olduğunca yiyeceğin doğallığını bozmadan pişirmeye özen gösterilir. Yemeklerde ağız tadı önemli olduğu kadar, görünüşüne de çok önem verilir ve göze hitap etmesi için doğal garnitürlerle (yeşil veya siyah zeytin, yeşil sebzeler, kuru üzüm kullanılır) süslenir.
Tüm dünyada yağı az (özellikle doymuş yağı), posası fazla, tuz oranı düşük olan tipik Akdeniz mutfağı sağlıklı beslenme olarak önerilmektedir.
Bu beslenme şekli kırmızı ete az yer verir; balık, tahıl sebze meyve ve lif ağırlıklıdır, zeytin ve zeytinyağı en önemli besindir; süt, yoğurt ve peynir protein kaynağı olarak balıkla birlikte yer alır. Bu beslenme tipi kalp damar hastalıkları ve kansere karşı koruyuculukla uzun ve kaliteli bir yaşamın temel anahtarıdır.

Hastalıklardan da koruyor
Sebze ağırlıklı beslenen vejetaryenlerle, vejetaryen olmayanların karşılaştırıldığı bir araştırmada, total kolesterol, trigliserit, düşük dansiteli lipoprotein (LDL) vejetaryenlerde daha düşük bulunmuştur. Bu da vejetaryenlerin doymuş yağı az olan diyetle ve kolesterolü düşük besinlerle beslenmelerine bağlanmıştır.
Sebze tüketiminin fazla olmasıyla diyet posası ve vitamin mineral düzeyinin artması kişileri kanser (özellikle kolon kanseri), diabetus mellitus gibi birçok hastalığa karşıda korumaktadır.

2. gün Akdeniz Diyeti

SABAH
1 dilim tam çavdar ekmeği
50 gram lor peyniri
1 tatlı kaşığı zeytinyağı, kekik, pul biber, taze fesleğen domates, yeşilbiber, maydanoz şekersiz açık çay

Ara öğün
1 dilim karpuz

öğlen
1 kase mercimek salatası
1 dilim az yağlı beyaz peynir
1 dilim tam çavdar ekmeği

Ara öğün
1 dilim peynir
2 kepekli grissini
5 yeşil zeytin

AKŞAM
6 çorba kaşığı zeytinyağlı kabak yemeği
3 çorba kaşığı bulgur pilavı cacık veya ayran

Ara öğün
1 şeftali
10 fındık

GÜNÜN TARİFİ:

Mercimek salatası
Mercimeği bir gün önceden ıslatın ve ertesi gün haşlayıp soğutun, dilediğiniz tüm yeşillikler, taze veya kurutulmuş domates, kuru nane, kekikle geniş kapta salata hazırlayın. 6 çorba kaşığı haşlanmış mercimek, 2 tatlı kaşığı zeytinyağı ekleyin.

Kısa günün kârı   Mercimek, içerdiği lifler sebebiyle tok tutar ve bitkisel protein kaynağıdır, hayvansal protein olan peynir ile daha dengeli bir öğün geçirmiş olacaksınız, afiyet olsun.

DİYETİ UYGULARKEN
Gün boyunca 4-5 fincan açık ve şekersiz siyah çay, daha fazla miktarda şekersiz bitki çayı ile en fazla 2 fincan kahve içilebilir.
Su tüketimi kadınlar için günlük en az 8 -10 bardak, erkekler için ise en az 10-12 bardak olmalıdır. Gerekli durumlarda alkol tüketimi kadın için haftada 2-3 kadeh erkek için 4-5 kadeh ile sınırlandırılmalı ve şarap tercih edilmelidir.
Salatalara 1 tatlı kaşığı zeytinyağı yeterlidir. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile 5 adet zeytin değişebilir.
Sebze yemeklerinde 1 kg için 2 çorba kaşığı zeytinyağı kullanılmalıdır, yasak sebze yoktur tüm sebzeler tüketilebilir (patates ekmek yerine geçer sebze olarak düşünülmemelidir). Gün içinde istenildiği kadar salatalık, domates, marul yaprağı yenilebilir.

Admin · 147 görünüşler · 0 yorumlar
Diyet ve Akupunktur
07 Ara 2008 
Konu: şişman yani çok kilolu, az kiloya inmek istiyor değil mi?
Terazinin bir gözü yukarıda bir gözü aşağıda. Şimdi eğer biz dengeye
kavuşturmak istiyorsak mutlaka buraya birazcık koymamız lazım ağırlık
ki bu yukarı kalksın. Aşırı derecede yağlı, tuzlu, şekerli veyahut da
hastalıklar geçirmiş bir çok sebepler var. Bozukluklar yaşamış bundan
dolayı kilo almış 90 kilo olmuş. Bunun dışında bundan daha fazla birisi
var daha çok kilo almış. 180 kilo olmuş. Şimdi 180 kilo olanla 60 kilo
olan 3 kat daha büyük kiloda…http://www.scotthodderacupuncture.co.uk/images/74596810_small.jpg
3 kat daha fazla kilo da olan bir insana şimdi siz aynı şekilde her
şeyi ye iç serbest, diyemezsiniz. Yediği bir çok rahatsızlık verici ve
stoklayıcı “anoblozian etki” depo yapan gıdalar verilirse nasıl
zayıflatacaksınız. Nasıl aşağı indireceksiniz ? Hangi mantık ile? Böyle
bir şey yok. Ancak o depolayan gıdaların dışında, temizleyici gıdalar
da vardır. Sadece onlar üç şey değil ki. Yağ, tuz, şeker bu üçü. Bunlar
kirleten, en çok kirleten ;ama şeker, un da şeker, mısır da şeker.
Bunlar parçalandığı zaman glikoza, glikoz şeker demektir ;ama bir
selüloz da şeker. Yani bunları biz ne yapıyoruz üst kilodakini: tuz,
yağ, şekeri kısıyoruz. Diğer “katabolizma” yapan yani eritmeye destek
olan bütün gıdaları yani detoks yapan bütün gıdaları serbest istediğin
kadar her saat almak şartıyla 10 saat 10 öğün alın diyoruz. Bu doktor
Öncel yöntemi, ama diyet sayılırsa bunun adı diyet ;ama diyette
biliyorsunuz azaltma prensibi genellikle anlatılır. Bizde azaltma yok.
Limitsiz diyoruz ve ruhsal tabloyu bozmayacak şekilde olmalıdır. Dedik
ki: ruhsal tabloyu bozmayacak ne demek? Yani kişi kendini
baskılamayacak, aç kalıyorum veyahut da acıktım, niye yemiyorum, biraz
daha yiyebilirim. Gram, santim, tane yok. Limitsiz. İstediği kadar.
Canı ne kadar çekiyor o kadar ye ;ama bil ki bir saat sonra bir daha
yiyeceksin. Bu çok önemli: eğer aç kalıyor olsaydı kişi, o zaman
psikolojisi bozulacaktı. Bir taraftan yaparken beş tarafı yıkmış
olacaktık. Akupunkturda bu yok.
Admin · 156 görünüşler · 0 yorumlar
Akıl Sağlığı Diyeti
06 Ara 2008 
Akıl Sağlığı Dakika Diyeti

Akıl sağlığı diyeti !
Hem akıl hem de beden sağlığını koruyan ve fazla kilo aldırmayan beslenmede Somon başrolde… Kilo almadan ruhsal ve bedensel sağlığımızı koruyabilmek için, kalori ve saf nişastalı besinler açısından kontrollü, ama besin kalitesi yüksek bir beslenme tarzı uygulamak mümkün.

Bilim adamlarına göre akıl ve ruh sağlığının merkezi olan beyin, en ufak değişim ve eksiklikten anında etkileniyor. Besin ve mineral değeri düşük, aşırı mayalanmış hamurdan yapılan ekmek, sinir sistemini bozuyor. Buna karşın balık gibi fosforlu gıdalar beyni ışıldatıyor.

Omega-3 yağ asitleri, özellikle beyin, retina ve kalpte yüksek oranlarda bulunuyor. Beynin birçok fonksiyonunda önem taşıyor.

Amerika'da yapılan son araştırmalarda; Omega3, psikiyatrik rejimlerde kullanılmış ve stresse karşı dirençli hale gelen bünyenin ileride oluşabilecek depresyon, intihar eğilimi ve manik depressif dahil bir çok psikolojik rahatsızlığı önlediği belirlenmiş.

Amerikan Kalp Birliği ve Sağlık Enstitüsü, bu yeni araştırmaların sonuçları doğrultusunda, her yetişkinin haftada en az iki kez balık yemesini tavsiye ediyor. Üstelik tavsiye edilen balıklar başta Somon olmak üzere, tümü oldukça yağlı diye bilinen türden. Normal insan için Omega3' ün, günde 1,2 gram alınması yeterli iken, melankolik yada hafif depresyondakilerin ise 4-5 gr mutlaka tüketmesi gerekiyor.

Omega-3’ü almanın en leziz şekli, özellikle somon gibi soğuk denizlerde yetişen yağlı balıklarla zenginleştirilen menüler.

Ancak, her balıkta omega-3 yağ asidi yok, ya da miktarı çok az. Derin ve soğuk denizlerde yaşayan balıklarda daha yüksek. Somon, uskumru, gibi balıklar omega-3 açısından daha zengin. Kültür balıklarında omega-3 seviyesi çok düşük. Bu balıklar mısır gibi besinlerle yetiştirildiklerinden yeterli omega-3 yapamıyor.

Akıl Sağlığı Diyeti

Beslenme uzmanlarına göre; beden sağlığı kadar akıl sağlığını da korumak isteyenler, sabah taze peynir, yumurta, taze meyve suyu veya yulaf ezmesi gibi tahıllar içeren dengeli bir kahvaltı ile güne başlayabilir. Ana öğünlerde balık, yoğurt, bol sebze ve meyve, tam buğday unundan ekmek, bulgur gibi besinler, hem beyin işlevleri için gerekli maddelerini verir, hem de şişmanlık ve kalp damar hastalıklarından korur. Yemek aralarında meyve veya bir miktar fındık, badem gibi yiyecekleri tüketmekte yerinde bir alışkanlıktır. Akşam yemeklerinde ise özellikle “omega 3” yağ asitleri açısından zengin, somon gibi yağlı bir balık yanında, yoğurt, salata ve meyve, tercih edilmelidir.

SOMONUN ÖYKÜSÜ: Yüksek dağlarda kaynayan ırmakların yataklarına bırakılan yumurtalar burada döllendikten sonra, ortak çıkan yavrular gelişene kadar bu soğuk sularda yaşarlar. Daha sonra aşağılara inip denize açılan Somon Balıkları iyice olgunlaştıktan sonra koku duyularını kullanarak doğdukları yere yani ırmak yataklarına doğru bir dönüş yolculuğu yaparlar ve neredeyse zıplayarak suyun akışının tersine, yukarıya doğru çıkarlar. Kendi yaşamlarının başladığı yere yeni yaşamlar verecek yumurtaları bıraktıktan sonra Somon’un yaşam misyonu biter ama yaşam döngüsü devam eder.

Eskimolar yağı ve kolesterolü bol miktarda tüketmekte ancak kalp problemleri yaşamamaktadırlar. Yanıt balıktaki Omega-3’lerdir. Eskimoların kan örneklerini inceleyen araştırmacılar, batılı insan kanında çok düşük seviyede rastlanan bazı maddelerin, eskimoların kanında çok yüksek oranlarda bulunduğunu saptadı. Bu maddeler, Poliınsatureol (çok doymamış) yağların uzun zinciri Omega-3 grubundan olan EPA ve DHA idi. Daha ileri ki çalışmalar her iki maddenin de özellikle Somon ve Ringa gibi yağlı balıklarda bulunduğunu kanıtladı. Araştırmalar ölümlerin %30 oranında azaldığını göstermektedir. Örneğin Japonlar da çok Somon yiyor ve kalp hastalığına az yakalanıyorlar ve daha uzun yaşıyorlar.

TÜRKİYE’DE SOMON

Sağlık açısından vazgeçilmez bir gıda olan somon balığını, ülkemizde son iki yıldır bulmak kolaylaştı. Somon balığını taze ve bütün olarak, dilim olarak, fileto ve fümelenmiş olarak marketlerde veya balıkçılarda bulabilmek mümkün. Bütün olarak satılan somon balıkları 4-5 kg. civarında oluyor.

Somon balığının ülkemizde üretimi yok. Soğuk denizleri seven bu balık için Türkiye’nin denizlerinin ısısı uygun değil. Somon balığı taze olarak Norveç firması Hallvard Leröy’den ithal ediliyor. Dünyaca ünlü ve güvenilir bir firma olduğu bilinen Leröy’ün Türkiye’deki ortağı Alarko.

Alarko Leröy (www.alarko-leroy.com.tr) ortaklığında Norveç somonu tüketici ile buluşuyor. Tanşas, Migros, ChampionSa, CarrefourSa, Gima, Kipa, Makro, Metro, Real, IKEA gibi mağaza, yerel marketler ve şarküterilerde ambalajlı ürünler ve taze somon mevcut. Tüm ürünler toptan tüketim için bütün fileto görüntüsü bozulmadan kiloluk ambalajlarda, tüketiciler içinse daha az gramajlı vakumlu ambalajlar şeklinde satışa sunuluyor. Bütün somon balığı, fileto ve steak (biftek) olarak balıkçılarda da satılıyor.

Ayrıca Alarko-Leröy, İzmit’deki Fabrikası’nda modern ve hijyenik kurallara uygun teknolojilerle, Somon Füme, Somon Pastırma, Somon Loin, Somon Sıcak Füme, Somon Lakerda, Somon Marine, Somon Fileto, Somon Steak gibi ürünleri üretiyor.

Norveç’ten taze olarak ithal edilen balığın taze raf ömrünü uzatmak için üretici firmanın uyguladığı ‘doğal’ koruyucu işleme yöntemleri var ve bunlar hiçbir suni katkı içermiyor.

Balıklar Norveç’ten 0-4C soğutuculu TIR’lara yüklenerek İstanbul’a geliyorlar ve marketlere dağıtılıyor. Alarko Leröy, taze somon balıklarının raf ömrünün 21 gün olduğunu söylüyor, ama genelde marketlerde balıklar üç günde tükenmiş oluyor.
Admin · 178 görünüşler · 0 yorumlar
Lida | Kalça Eritme
28 Kas 2008 
Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak…
Küçük, dar ve sıkı kalçalar… Kadın vücudunun en çok ilgi çeken bölgelerinden olan kalçaların biçimli olması aslında bir hâyâl değil. Biraz özen, bakım ve egzersiz kalçalarınızın forma girmesinde ve seksi bir görünüm almasında son derece etkili olabiliyor. Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek.
Bildiğiniz gibi suyun sağlığımız üzerindeki yararları saymakla bitmiyor. Suyun cilt ve sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri olan suyu asla ihmal etmeyin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.
Sıkı ve biçimli kalçalara sahip olmak için bu bölgedeki kaslarınızı çalıştırmanız şart. Bunun için en ideal hareket şudur: Yere sırt üstü uzanarak kalçanızı 10 kere kaldırıp indirin. Daha sonra yukarıda 10 saniye kadar tutun. Bu hareketi 4 kez tekrarlayın. Bunun dışında yüzme, yürüyüş özellikle de bisiklete binmek de kalçalar için önerilen egzersizler arasında yer alıyor.
Masaj kalçalar için de çok yararlı. Piyasada satılan masaj aletleri ile yapabileceğiniz gibi suyla da masaj yapabilirsiniz. Özellikle soğuk suyun basıncı kalçalarınızın sıkılaşması için ideal.
Tuzdan ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.
Özellikle masa başında oturarak iş yapan kadınların büyük bölümünde alınan kilolar kalça bölgesine gidiyor ve zamanla dolgun kalçalar ortaya çıkıyor. Bu nedenle gün boyu hareketsiz kalmayın. Ofisiniz üst katlarda ise asansör yerine merdivenleri kullanın.
Yürüyebileceğiniz mesafeler için arabanıza ya da toplu taşıma araçlarına binmeyin,kadını gösteren mükemmel kalçalardır
Admin · 239 görünüşler · 0 yorumlar
Kategoriler: Lida
www.lida.gen.tr | Lida' yı bırakınca tekrar kilo alırmıyım ?
27 Kas 2008 















Lida' yı bırakınca tekrar kilo alırmıyım ?


 
 
 
 


















Her kullanıcıya forma kavuştuktan sonraki evre
için  1 kutu ekstra (30 günlük kür) kullanım tavsiye
edilmektedir. Formunu yakalamış olan kullanıcılar, Lida Yosun
Kapsülünün kullanımını aşşağıdaki şekilde bırakmalıdır.

 


Form sağlandıktan sonra ekstra 1 kutu;




  • İlk hafta günaşırı;




  • 2. hafta başından ürün bitene dek haftada 3 adet kapsül alınmalıdır.




Ürün yukarıdaki şekilde bırakıldığında
parçalanmış yağ stoklanmalarının tekrar oluşumunun önüne geçilmiş
olur. Lida Yosun Kapsülü, resmi üretici tarafından belirlenen
kullanma ve bırakma talimatlarına uygun olarak kullanan
kullanıcılarda ilk 1 yıl tekrar kilo alma sorunu



Lida www.lida.gen.tr
Admin · 380 görünüşler · 2 yorumlar
Kategoriler: Lida

1, 2, 3  Sonraki sayfa

Seo

www.seoogle.com.tr

Şu anda kimler hatta?

Uye: 0
Ziyaretçi: 1

Ilan

rss Sindikasyon

Linkler